Masonların Karargahı Londra

Tapınak şövalyelerinin yönettiği Londra, dünyanın iliklerini emen merkezdir.
Masonların karargahıdır.
Buradan her dönem şövalyeler devşirilir, tüm dünyaya salınır.
Kendi zenginlerini oluşturur bu karargah.
Kimi silah tüccarı, kimi petrol milyarderi, kimi bankacı veya medya patronu olarak çıkar karşımıza İngiliz devşirmesi Masonlar.
Hepsi bütün olarak küresel sermayeyi temsil eder.
Türkiye’de de büyük aileler vardır bu sömürü yönetimine ortak olan.
Hatta Londra’da otel lobilerinde İngiltere Kraliçesi’ne fırça atacak kadar güçlü Türkler vardır.
Onlar bu gücü bağlı oldukları mabetlerden alır.
İngilizler’in devlet politikası sömürmek üzerine kuruludur.
Bilhassa Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki doğal kaynakları, enerjiyi, petrolü iç etmektir.
Bu yolda her şeyi mübah görürler.
Kanını emdikleri ülkelerdeki insanları hayvan gibi çalıştırırlar.
Sömüre sömüre bitiremediği devletlerin büyük bir bölümü İslam ülkesidir.
Veya halkının çoğu Müslümandır.
Bu sebeple İslam’ı düşman olarak görürler.
Sömürmek için İslam’ı yok etmek gerektiğine inanırlar.
Bu nedenle Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren içimize girmişlerdir.
Öncelikli hedefleri Osmanlı’yı parçalayarak İslamiyet’i yok etmek için adi ve alçakça planlarını devreye koymak olmuştur.
Osmanlı’yı DARMADAĞIN etmişlerdir.
Ne Türkiye’yi ne de Osmanlı’dan doğan tüm ülkeleri bugüne kadar asla terk etmemişlerdir.
Hala onlar uşakları aracılığı ile içimizdedir.
Türkiye bu uşaklara ve hizmet ettikleri Londra merkezli Masonik yapıya karşı özgürlük savaşı vermektedir.
Nerede sapıklık ve dinsizlik varsa oraya el atmıştır İngilizler.
Çünkü ülkeleri parçalayıp yönetmenin en güzel yöntemi budur.
Osmanlı’ya karşı yeni mezhepler üretip, düşman olarak karşısına çıkarmıştır.
Bugün de İslam ülkelerinde aynı yöntemi tüm hızıyla sürdürmektedirler.
Onbeş yıl önce Londra’ya gittiğimde televizyonları gezdirdiler bana.
Bir tv kanalına gittik.
Müthiş bir teknolojiye sahipti.
Dünyanın 7 kıtasına aynı anda yayın yapabilecek ultra lüks bir teknik gücü barındırıyordu.
Tv kanalının adı “MÜSLÜM TV” idi.
Namaz abdesti anlatıyordu.
Pakistan’daki bir tarikatın yayın koluydu ve İngilizler ona kol kanat germişti.
Londra’nın göbeğinden yayın yapacak imkanları ve milyonlarca doları ceplerine koymuştu.
İngilizler bu tarikata balıklama atlamıştı.
Çünkü MÜSLÜM tv’nin “İslam büyüğü” diye tanıttığı kişi Pakistan’da kendini Peygamber ilan etmişti.
“Hz. Muhammed son peygamberdi ama dünyada dinsizlik o kadar yayıldı ki, bir Peygamber daha gönderme ihtiyacı hissetti Allah” diyordu haşa o tarikat.
Ve tüm sapıklar İngilizlerle onları yöneten masonların ürettiği, öpüp kokladığı zehirli çiçeklerdi.
Londra sapık tarikatların cirit attığı bir merkezdir şu anda.
Türkiye’de de maalesef yıllardır İngiliz zehri ile raydan çıkan din düşmanları türemiştir.
Her köşeye zehir tüccarları yerleştirildiği için de bu ülkede Müslüman halkla savaşan zihniyetler devşirilmiştir.
İngiltere ve onun çocuğu İsrail bu zihniyeti yıllarca bizi içeriye kapatarak kullanmıştır.
Bayramınız mübarek olsun.
Yüce Rabbim hepimizi yıllardır İslam aleminin kanını emip sömürenlerin zehrinden muhafaza eylesin!!!
BEKİR HAZAR/TAKVİM
15 Ekim 2013, Salı.
